Ey Türkiye’nin, Suriye’nin, Filistin’in, Irak’ın, Mısır’ın… velhasıl tüm İslam coğrafyasının çocukları kardeşlerim.

Dün, Filipinler’den Endonezya’dan Malezya’dan Fas’a, Afrika içlerin Atlas Okyanusu’na, kuzeyde Kazan’dan güneyde Yemen’e kadar tüm İslam topraklarını baştan başa işgal edip paramparça parçalayan yapan batı emperyalizminin Haçlı çocuklarıyla dişe diş, göze göz savaş halinde idik.

Yemen’de, Basra’da, Libya’da, Mısır’da, Filistin’de, Mekke’de, Medine’de, Kudüs’te bu din, bu topraklar, bu ümmet ve bu coğrafya adına hep beraber savaştık, birlikte kan verdik, can verdik.

Yediden yetmişe insafsız bir işgalin, zulüm ve katliamın muhatabı, mazlumları ve mağdurları olduk. Hemen hemen tüm eli silah tutan insanlarımızı bu coğrafyaları savunurken şehit verdik.

Annelerimiz dul, çocuklar babasız, amcasız, dayısız daha çocuk yaşında korumasız ve kimsesiz kaldı. İngiliz’in, Fransız’ın, İtalyan’ın, Portekiz’in, İspanya’nın esiri olduk.

Evimiz, yurdumuz, ordumuz, baştan başa coğrafyamız öldüm fiyatlarına köle pazarlarında düşmanlarımıza satıldı ya da peşkeş çekildi. Paris’te, Londra’da, Lozan’da ikiyüzlü, iş birlikçi yerli münafıkların içki masalarında meze olduk.

Vatan millet Sakarya nutukları, çağdaş batı medeniyetine ulaşma hayalleri, özgürlük, bağımsızlık, laiklik ve demokrasi masallarıyla uyutulduk. Yurtta sulh cihanda sulh ütopyasıyla uyuşturulduk.

Biz kendi medeniyet ve kültürümüzle kavga edip, kendi kardeşlerimizle didişip sürtüşürken, batılı düşmanlarımız elimizden vatanlarımızı, topraklarımızı, yeraltı ve yerüstü kaynaklarımızı alarak ekonomik, askeri, siyasi ve stratejik damarlarımızı kesti.

Suni sınırlarla, mayınlı tarlalarla aramıza dağlar ördüler, düşmanlıklar ektiler, kardeşi kardeşten ayırdılar. Yüzyıldır uygulanagelen hain bir projenin parçası olduk, işgalci, sömürgeci emperyalistlerin yazdığı oyunlarda figüranlar olarak oynatıldık.

Bir asır önce İslam ümmetini silindir gibi ezip geçen batılı Haçlı işgalinin üzerinden yüzyıl gibi bir zaman geçince kefenlerimizi yırttık, bir diriliş ruhuyla uyandık.

Yeniden kendi referans kaynaklarımızın, tarih, kültür ve medeniyetimizin köklerine, kadim değerlerine yöneldik. Bir işgal coğrafyasında olduğumuzun farkına vardık. Köleliğimizin zincirlerini, esaretimizin prangalarını kırdık.

Bir yüzyıl sonrası yırttığımız kefenden yeniden tarih sahnesine alnımızın akı ve bileğimizin hakkıyla geldik. Bu durumdan önce ezeli ve ebedi düşmanlarımız hep birlikte huzursuz oldular, yüzyıl öncesi gibi yine bizi yok etmek için bir araya geldiler, bizim ayağa kalkmamız için ellerinden geleni yapıyorlar. Onlar, (Amerika, Rusya, Çin, Avrupa devletleri) kendi aralarında birbirinin düşmanı gibi görünseler de bize karşı her zaman bir millet ve bir cephe olarak durdular. Dün öyle idiler, bugün de öyleler…

Ey sürgünlerden sürgüne, işgallerden işgale uğrayan İslam coğrafyasının çocukları!

Ey ezeli ve ebedi dost ve kardeşlerimiz!

Sanmayın bugün Türkiye olarak biz yalnız PKK ve türevleriyle, onun hamisi ABD ve Avrupa ülkeleriyle, onların tescilli uşakları Suudiler ve onların da etrafındaki fırıldak emirciklerle uğraşıyor ve savaşıyoruz.

Biz sadece onlarla değil, doğusuyla batısıyla bütün İslam düşmanlarıyla mücadele ve mübareze halindeyiz. Onlara karşı sadece kendimiz için değil, dün olduğu gibi bugün de tüm İslam coğrafyası ve Müslümanların namusu, şerefi ve geleceği için savaşıyoruz.

Kuzey Irak ne ki, Afrin ne ki…

Biz savaşmıyor gibi, savaşmıyor gibi savaşıyoruz. Biz, yüzyıl önce açılan bir yaranın sargısını sarıyor, bize kesilen bir faturanın hesabını soruyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48