İki milyar Müslüman’ın dağılmış, ezilmiş, sömürülmüş, köleleştirilmiş, batının egemen güçlerine hizmet eder hale getirilmiş olmasıneden hiç birimizin yüreğine oturmuyor hâlâ anlayabilmiş değilim.

Bugün nasıl oluyor da dört milyon nüfusa sahip dünya Yahudileri dünyayı yönetecek bir güce sahipler. Neden hangi taşı kaldırsak altından ya bir Yahudi ya da onlara uşaklık eden bir mason lobisi çıkıyor. Nasıl bir organizasyon? Nasıl bir sistem kurulmuş içten içe? Ve neden acaba son yüzyıl bu vakıa Müslümanların dikkatinden kaçtı? Ya da kimler Müslümanların bu gerçeği görmesini engelledi.    Bizi biz yapan dik ve diri tutan bazı değerlerimiz vardı, kim ne maksatla onları hayatımızın dışına itti? Kim ne istedi birliğimizden, diriliğimizden?  Bu bölünmüşlüğümüzün faturasını kimlere keseceğimiz çok önemli ama ondan daha önemlisi neden bizler bu bölünmüşlük faturasının bedeliniödemeye devam ediyoruz? Değerlerimiz etrafında kenetlenmek dururken hâlâ oklarımız tükenene kadar vuruyoruz birbirimizi. 

“Ayrılık hissi nasıl girdi sizin beyninize? Fikr-i kavmiyyet’ii şeytan mı sokan zihninize?

Girmeden tefrika bir millete, düşman giremez; toplu vurdukça yürekler, onu top sindiremez.

Bırakın eski hükümetleri, meydandakiler yetişir, şöyle bakıp ibret alan varsa eğer.

İşte Fas, işte Tunus, işte Cezayir, gitti! İşte Irak'ı da taksim ediyorlar şimdi.”

Bu dizeleri 1913 yılında aynı hassasiyetle haykırmıştı Mehmet Akif. Ama kime işittirsin sesini?Hala duymuyoruz. Filistin, Irak, Suriye, Yemen işgale uğradı şimdi ise Katar hedef tahtasında. Filistin dahil yirmi üç tane Arap devleti var hepsi de sözde Müslüman…  1948 de birleşmiş milletler kararlarıyla coğrafyalarının göbeğinde kurulan çıbanbaşı İsrail’i hemen tanıyıp dost olan Arap devletleri, şimdi İsrail ve Amerika ile beyaz küre etrafında toplanıp kardeşlerine cephe alabiliyor. Bırakın aynı kavimden olmalarını hani bunlar din kardeşiydi?  Kişinin kendine ettiğini yedi düvel birleşse başaramaz. Yiyin birbirinizi bakalım. Ama ahirette hesabını veremeyeceksiniz bunu bilin!

Aslında biz içten içe bizi bölüp parçalayanları iyi tanıyoruz ama ancak tanımakla kalıyor her şey. Hatırlayın önce ümmetin başını kopardılar. Baş olmayınca el, ayak, kol, velhasıl diğer uzuvlar her biri başına buyruk oldu. Ve çoğunlukla da başkalarının kontrolünde, kılıçlar aynı bedenin uzuvlarına döndürüldü. 

Peki, ne yapacağız? En başa dönüp işi kurtaramayacağımıza göre bu gün hakkı, batılı nasılayırt edeceğiz?  İmamı Azamıntavsiyesi bize ışık tutuyor; “Fitne zamanı düşman oklarını takip edin o sizi hakka götürecektir.”İsrail’in oklarını takip edin, İngiltere’nin, Amerika’nın oklarını takip edin. Göreceksiniz ki bu güçler ellerini ateşe değdirmemek için yıllardır İslam ülkelerini kullanarak bir diğer Müslüman millete saldırmaktalar.  Tek çare Peygamberimizin tavsiyesinde: “İbadetin efdali, Müslüman’ı Müslüman olduğu için sevmek, kâfiri kâfir olduğu için sevmemektir” Buyuruyor Nebi. Ve bu sevginin bedelini ödemekten geçiyor çözümün adresi…

Hücurat Suresi 49. Ayetle bitireyim yazımı: “Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz.”

Dua ile…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner38