İnsanı ilahlaştıran, maddeyi putlaştıran ve dini bir doğma olarak gören batılı dünya düzeni yeryüzünü çepeçevre kuşatmış, kendi baskı ve otoritesi altına almıştır.

Kendi otoritesine karşı çıkan her devlete ve millete, dine ve Kültüre hayat hakkı tanımayan bu sistem evrensel değerler diye tanımladığı kendi hukukunu zorla insanlığa dayatmaktadır.

Batı medeniyetinin kendisi gibi olması için zorladığı dünya ulusları bu faşist ve sömürgeci, inkarcı ateist, putperest anlayışın baskısı altındadır. Bu anlayışın başını şu anda Amerika ve Avrupa ülkeleri çekmektedir.

Dünyanın bazı bölgelerinde açlık ve susuzluk varsa, iç kargaşalıklar ve savaşlar varsa, baskı ve diktatörlükler varsa, terör ve baskı varsa bunun asıl müsebbipleri dünyaya hakim olan insanlıktan nasibini almamış birkaç modern sömürgeci devlet veya uluslararası çıkar ve menfaat çeteleridir.

Bunların anlayışı tarih öncesi Hz. İbrahim’e karşı çıkan Nemrut’un, Hz. Musa’yı daha anne karnında iken katletmek isteyen Firavunun, Hz. Muhammedin vahiy yolunu kesmek isteyen Ebu Cehlin mantığıdır.

Roma despotizmi ve hukuku, Yunan ahlaksızlığı ve kültürü üzerinde kök salan, dünyayı saran bu zehirli sarmaşık ağacının kolları insanlığın kanını emen bir vampir gibi her yere uzanmaktadır.

Sınırsız özgürlükler, İnsan Hakları, Bağımsızlık sloganlarının arkasına gizlenen sinsi demokrasi dayatmaları ile her yerde baskı kuran bu Romalı militarist anlayış bütün dünya mazlumlarını kabadayılıkla baskı ve terörle yönetimi ve denetimi altında tutmaya çalışmaktadır.

Süper devletler despotizmi kendi süper(!) orman kanunlarından başka bir hukukta tanımamakta, başka kültür, din ve hukukların da bir bölge ve millete hakim olmasına şiddetle karşı çıkmaktadır.

İnsanı klonlanmış tek tip bir anlayışın, inanış, kabul ve ortak değerleri etrafında zorla zorbalıkla buluşturmak isteyen bu inkarcı güç faşizan baskılarla dünyayı kendi cenderesi altında preslemiş kimsenin nefes almasına da fırsat vermemektedir.

Vahşi batı medeniyetinin en çok düşman olduğu şey vahiy çizgisi ve vahiy medeniyetidir. Bu yüzden hemen hemen tüm İslam ülkeleri batılı işgalciler ve emperyalistler güçler tarafından kendi din ve kültürüne düşman hale getirilmiştir. İnsanlar kitleler halinde mankurtlaştırılmıştır.

Kendi değerlerine, kendi mukaddesatlarına, kendi coğrafya ve tarihlerine karşı yabancılaştırılan Müslümanların uyanışı, dirilişi, yeniden kendi benliğine dönüşü bu medeni (!)haydutların hiçte hoşuna gitmemektedir. Nerede bir uyanış, ayağa kalkış, diriliş ve aydınlık bir hareket varsa onlar ya bizzat batılılar tarafından veya batılı yerli uşak veya taşeronler tarafından infaz edilmeye çalışılmaktadır.

İnsanın vahyi çizgisinden haberdar olmaması için bütün yollara ve imkanlara ulaşmak zorlaştırılmakta veya bu yolun sevdalıları terörist, gerici, yobaz ve çağdışı olarak baskı ve zulüm altında tutulmaktadır.

Bugün Türkiye’nin üzerine üzerine gelen, yolunu ve hızını kesmek isteyen batılı devletler ve güçlerin yapmak istediği tek şey var. O da; Türkiye’nin kendi medeniyet değerleriyle, ahlak ve kültürüyle, din ve coğrafyasıyla kucaklaşmaması, şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da kendilerine kul ve köle olarak bağlı kalmasını şiddetle istemekteler.

Onlar Türkiye uyanacak ve kendi ayakları üzerinde duracak diye bir endişeleri var. Balkanların, Kafkasların, Orta Asya’nın, Orta Doğu’nun, Kuzey Afrika ve tüm İslam ülkelerinin bir gün uyanacağını da biliyorlar. Onlar yine biliyorlar ki Türkiye uyanınca coğrafyamız uyanacak, tüm mazlumlar uyanacak ve insanlık uyanacak…

Elbet bir gün mutlaka İbrahim Nemrut’a, Mus Firavun’a, Hıra dağının çocukları Olimpus dağının çocuklarına galip geleceklerdir.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48