Bir Batılı bilim adamının ifadesiyle; “Tanrı Adem'i yarattı, lakin O'na Cennette Şeytan musallat oldu, huzur vermedi ve sonunda İblis'in entrikası yüzünden malum günahı işledi. O'nu Cennetten tard etti. Dünyaya gönderildi. Dünyada bu defa da Adem'in oğullarına İblis'in oğulları olan Yahudiler (Beni İsrail) musallat oldular. Adem'in oğullarına ve beşere siyonistler var oldukça huzur ve rahat bu dünyada olmayacaktır. Zira bunlar Dünyada Şeytanın görevini üstlenmişlerdir. Bu fesat ve Tanrı'nın lanetine ebediyen uğramış olan kavim, Avrupa' dayken, bu kıta kaos ve kriz'den, iç kavgalardan, ekonomik bunalımlardan, işçi-işveren münakaşalardan, bilhassa pislik ve rezaletlerden bunalmış ve bu problemlerin içinde çırpınıp duruyordu. Ne zaman ki, bu "pislik fışkırtma makinesini", yani Yahudileri Müslüman coğrafyaya paketledi, onları Kudüs' e yerleştirdi; işte o tarihten itibaren, koca Müslüman alemi bu fesat şebekesi ile uğraşıp duruyor. Bu mel'un virüs ile nasıl baş edebilecek bir çare bulmaya çalışıyor. Fakat nafile. Bu lanetli kavim ile ancak Tanrı baş edebilir.”
Evet, insaflı ve gerçeği itiraf eden bir Batılının Siyonistler hakkındaki tespitleri böyle. Tamamına katılmasam bile, sözlerinde gerçeklik payı olduğu muhakkaktır.
 

Bakınız meşhur Barnabas İncili'de Kudüs için hangi ifadeler var:
“Ey Kudüs, Ey İsrail, senin için ağlıyorum. Sen sana olan ziyareti bilmiyorsun; çünkü bir tabuğun civcivlerini kanatları altına topladiğı gibi, ben de seni Yaratıcınız Allah sevgisinde toplamak istedim, ama sen istemedin!
Ey sert yürekli, sapık fikirli şehir!
Cezama uğramayan yalnızca sen mi kalacaksın şimdi? Sen ebediyen yaşayacak mısın? Ve senin gururun seni benim ellerimden kurtaracak mı? Kesinlikle hayır, çünkü bir orduyla birlikte karşına reisler çıkaracağım ve onlar seni kuvvetle saracaklar ve seni onların ellerine öylesine teslim edeceğim ki, gururun doğru Cehenneme düşecek. Yaşlıları ve dulları bağışlamayacağım, seni tümden kıtlığa, kılıca ve hakarete terk edeceğim ve üzerine rahmetle baktığım mabedi şehirle birlikte ıssız bırakacağım; o kadar ki, uluslararasında bir efsane, bir alay konusu ve bir darb-ı mesel olacaksın. Gazabım üzerinde böyle kalacak ve benim öfkem uyumaz.'
Eğer Kudüs günahları için ağlayacak ve pişman olup, yolumda yürüyecek olursa der Allah, bir daha onun kötülüklerini hatırlamayacak ve söylediğim belalardan hiç birini ona vermeyeceğim. Ama Kudüs, uluslararasında adıma küfretmekle şanımı lekelediğine değil de, kendi yıkımına ağlar. Bu yüzden öfkem daha çok tutuştu. Ebediyen sağ ve diriyimdir ki, eğer Musa ile birlikte kullarım Eyüp, İbrahim, Samuel, Davud ve Danyal kavimleri için dua etseler, Kudüs' e olan öfkem yatışmayacaktır. Ve İsa bunu söyledikten sonra herkes endişe içinde evine çekildi.” (Barnabas bölüm 203-204)

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48