Bir zamanlar Hakan Peker diye bir sanatçı vardı, diyerek başlamak istiyorum köşeme. Şarkılarıyla bir zamanlar genç kızların gönlünde taht kuran bir sanatçı. Sonra ne olduysa uzun bir süre kendisinden haber alamadık. Ta ki TRT’nin anlamlı programlarından biri olan ‘Engelsiz Sahne’de sahne alana kadar… Yani ben şahsen uzun süredir adını duymuyordum kendisinin. İşte her şey o sahnede oldu. Programın amacını özetlemek gerekirse başrolde engelli bireylerin olduğu ve her hafta farklı bir sanatçıyı misafir eden bir müzik programı…

Beni beni, Hakan Peker’i…

Programın geçen haftaki konuğu Hakan Peker’di. Yıllardır kendisini sahnelerde göremediğim, kendi halinde takılan bir isim kendisi malumunuz. Ancak bu programla ‘sanatçının düşüşü’ nasıl olur onu gördük. Canlı yayınlanan programın ortalarında rejiye, “Seyirciyi çekeceğine beni çekmen lazım reji” diye seslendikten sonra programı terk etti bay Peker.

Bırak da seni biz övelim be Hakan!

Programın ardından Hakan Peker bir açıklama yaptı ama bana sorarsanız içi baya boş bir açıklama. “Ben egoist değilim, mütevazı olduğumu herkes söyler” minvalindeki açıklamasında şu konuya takıldım. Madem egoist değilsin, mütevazı olduğunu söylüyor herkes. Bıraksaydın da o açıklamayı madem senin mütevazı olduğunu düşünenler yapsaydı. Açıklamasının devamında, “Ben zaten engelli kardeşlerimi hep sahne önünde ağırlarım, ben şöyleyim, ben böyleyim” demesi bile açıklamanın fosluğunu ortaya koyuyordu. Neyse, biz yine onun tabiriyle öküz altında buzağı aramayalım da. Eminim öyledir, onun dediği gibi olmuştur. Rejidir suçlu. He bir de, dâhi anlamındaki de ayrı yazılır Sayın Peker.

Ne Getcontact delisiymişiz yahu!

Getcontact diye bir şey çıktı, Instagram hikayelerim Getcontact ekran görüntüleriyle doldu sayın okuyucularım. Tamam tamam kızmayın, ben de paylaşmıştım o dediğim şeyi. Ama şimdi kabul edelim biz Türk milleti birazcık safız. Uygulamayı indirirken hiç dikkat etmiyoruz bu program bizden hangi izinleri istiyor diye. Benim aklıma sonradan geldi kontrol etmek de, iş işten geçti. Şimdi size bu programa verdiğimiz izinleri sayayım da belki faydam olur silersiniz: Kamera (görüntü kaydetme), rehber (cihazdaki hesaplar), SD Kart (fotoğraflar, videolar, ses kayıtları)… Daha detaylara girelim; kişilerinizi okuma ve değiştirme (!), SD Kart içeriği okuma ve değiştirme (!), telefon numaralarından doğrudan çağrı yap (?), tam ağ erişimine sahip ol (…) ve daha bir sürü şey. Program dünya genelinde 4 milyar kullanıcıya ulaşmış. Yani 4 milyar kullanıcının fotoğrafları, videoları yani özel olan her şey çalınmış olabilir. Evet, bizimkiler de dahil… Neden peki? Yani neden böyle bir program kullanma ihtiyacı hissediyoruz? Onu da açıklayayım da üstüne düşünün biraz. Çünkü çevremizdeki insanların aklında nasıl kaldığımızı, nasıl anıldığımızı, ne ifade ettiğimizi ölesiye merak ediyoruz. E bunu bilen programcılar da bu tür zaaflarımızı kullanmayı çok iyi biliyor. Sosyal medya yüzünden bozulan ilişkilerimizi sosyal medyanın kollarıyla yamamaya çalışıyoruz kısaca. Hepimize cümleten geçmiş olsun.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner41

banner38

banner48