Yeni hükümetin ilk icraatları arasında eğitimin yer alacağını rahatlıkla ifade edebiliriz. Zira Cumhurbaşkanı Erdoğan, mükerreren eğitimde başarılı olamadıklarını ifade etmiştir. Bunu da özellikle ‘bürokrasiye ve vesayet kurumlarına’ bağlar şekilde bazen açıkça bazen de zımni bir şekilde dile getirmiştir. Bu da gösteriyor ki, Başkanlık Sistemi’nin vereceği ‘hızlı ve etkin hareket etme, karar alma ve hızlı uygulama’ yetkisi ile maarif sisteminde radikal kararların hayata geçirileceğini söylemek kehanet olmasa gerektir.

Esasen büyük Türk milleti de hükümetten böyle bir reformu dört gözle bekliyor. Türkiye’de diğer alanlarda gösterilen büyük sıçramaların ve ilerlemelerin daimi ve kalıcı bir hale gelmesi, eğitimde yapacağı önemli reformlara bağlıdır.

Eğitim Dünyayı Değiştirecek En Büyük Silahtır

“Eğitim dünyayı değiştirecek en büyük silahtır.”  Bu silah aynı zamanda size de olumsuz bir şekilde zarar verebilir. Bu nedenle, bunun farkında olarak, bir eğitim yapılanmasına gidilmesi gerekir.

Yukarıda Mandela’ya atfedilen sözün Kanaatimce, tamamlanması gereken kısmı var. Aksi halde; eğitimle başımıza büyük bela ve sıkıntıları da alabiliriz. En büyük soruna dönüşür.

Dünyaya bakınız; her zamankinden çok insan, her zamankinden fazla eğitim aldıkça, dünya, daha iyi bir yer olmuyor. Ve insanlar daha iyi veya daha mutlu olmuyorlar.

Neden?

Çünkü eğitimin artık değerlerin yayılmasıyla alakası yok. Salt bilginin yayılmasıyla alakası var. Bilgi de kötü ellerde tehlikeli sonuçlar doğurduğunu, teröristlerin kullandıkları yöntemlerden, teknolojik alet ve edevattan anlamak mümkün.

Değerlerden Yoksun Eğitim!

Bu önemli noktaya batılı bir eğitimci Lewis şöyle parmak basıyor:

“Değerlerden yoksun bir eğitim, faydalı olmaktan ziyade, insanı daha zeki bir şeytan yapıyor”.

O halde eğitimin temel içerikleri sağlam olmalı. Güçlü temeller üzerine oturmalı. Bunu 10 (on) temel ile klişeleştirmişler:

  1. Alçak gönüllülük.
  2. Kibirsizlik.
  3. Şiddete başvurma.
  4. Tolerans- hoşgörü.
  5. Sadelik.
  6. Temiz kalplilik- saflık.
  7. Kendini kontrol etmek.
  8. Hakikati ve doğruyu aramak.
  9. Feragat.
  10. Kendinin fark etmenin önemini anlamak.

Bu değerlerin her birinde söylenecek çok şey var.

Meselâ:

* Dilini kontrol edebilip sağlıklı olanı yiyebiliyor musun? Karşındaki muhatabına söz söylerken diline sahip olabiliyor musun? 

* Neyin şiddet içermediğini veçevredeki hemcinslerinle birlikte uyum içerisinde bir yaşamın var mı?

...

Bu on değeri bir düşünün, onları araştırın ve hayatınızda uygulamaya çalışın.

Düşünün bu değerler üzerine yetişmiş, eğitilmiş bir bireyin oluşturduğu toplumu. Hayal ediniz.

Mevlana’nın dediği gibi:

“  Ger tüseng-i sahra, vü mermer şevi,

Çün be sahib-i dil resi,  gevher şevi.”

(Kişi, fert taş bile olsa, mermer kafalı bile olsa, iyi bir eğitimci ve muhtevası sağlam bir eğitimle cevhere dönüşebilir. Mevlana)

Peki, bizde bu malzemeler var mı?

Elbette.

İşte eğitimde fabrika ayarlarına dönüş, asla rücu derken tam da bu noktaya dikkat çekiyoruz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48