İnsanoğlu bu dünyanın sadece kendisi için yaratıldığını ve bu dünyada sadece kendisinin yaşam hakkı olduğunu zanneder. Bunun en bariz örneklerini sokak hayvanların, Yük ve hizmet hayvanlarına karşı olan tutumlarda sıkça görülür.

Şu günlerde televizyonlarda onca hayvanlara eziyet haberleri mevcuttur.

Kâinatın efendisi (SAV) buyurur ki: “(Derdini anlatmaktan aciz olan) Hayvanlara karşı Allah’tan korkunuz. Onlara sağlıklı olarak bininiz ve onları sağlıklı olarak yiyiniz.”

Başta sokak hayvanları köpek olmak üzere Osmanlıda el üstünde tutulurdu. Batıda sokaklar hayvanlardan ‘temizlenirken’ Osmanlı’da sokak hayvanları altın çağını yaşıyordu. 19. Yüzyılda başlayan Batılılaşma hastalığına kadar.

Eğer Batı’ya benzeyecek isek İstanbul sokakları hayvanlardan temizlenmeli idi.1908 ikinci meşrutiyetin ilanından sonra 1910 yılında İttihatçılar 80.000 köpeği Hayırsız Ada’ya sürerek aç kalan hayvanların birbirini parçalayarak yemenine sebep olan bir vahşiliğe imza attılar.

Bu hayvanlar için karanlık bir çağın başlangıcı idi.

“Türklerin, Orta Asya steplerinden beri hayvanlara ayrı bir değer verdiği tarih kayıtlarına geçmiştir. Sığır, keçi, koyun vb. hayvanlar açıkta bırakılmaz, çadırlarda barındırılır ve bakımlarına özen gösterilirdi.”

Kurtlara saygı, köpeklere sevgi gösterilirdi. Atlara ayrı bir önem verilir, sahipleri ölen atlar (aynı dönemde yaşamış diğer toplumlardaki gibi) sahipleriyle birlikte gömülmez, bakılır veya serbestçe yaşamalarına izin verilirdi. Ölen atlara mezarlar yapılırdı.

Selçuklularla başlamış olan devlet binalarına kuş evleri yapma geleneği, Osmanlı döneminde de bırakılmamış ve konutlarda da uygulanarak 19. yüzyıla kadar sürdürülmüştür.

“15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet tarafından çıkarılan fermanlarla; inşa edilecek yapılara kuşların barınmaları için oyuk ve tünekler eklenmesi zorunlu kılınmış, yabani veya sahipsiz hayvanlar için uygun yerlere temiz içme suyu yalakları yaptırılmıştır.”

Cami ve tekkelerde kedilerin bakılacağı bir alan yapılması, su kapları konulması ve bu kedilere her gün ciğer verilmesi hükme bağlanmıştır. “Şehirlerde yaşayan sahipsiz hayvanların bakımı, beslenmesi ve tedavisi için vakıflar kurulmuştur. Bedeli bu vakıflarca karşılanmak üzere; kedi ve köpeklerin barınmaları için mahallelerde kedi ve köpek kulübeleri yaptırılmış, her gün düzenli olarak beslenmeleri ve temiz su verilmesi için ücretli kişiler görevlendirilmiştir.”

“Kar yağışının çok olduğu çetin kış aylarında, yabani hayvanların aç kalmamaları için; yaşam alanlarına taze et, saman, tuz ve kuş yemleri bırakacak görevliler tayin edilmiş, bu harcamalar için devlet hazinesinden ve vakıflardan ödenek ayrılmıştır.”

Av hayvanlarının üreme ve gebelik dönemlerinde öldürülmeleri, bunların yavrularının ve göç etmekte olan göçmen kuşların avlanmaları yasaklanmıştır.

1550 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından; Süleymaniye Külliyesi inşaatında yük taşıyacak hayvanların bakımları ve taşıyabileceklerinden fazla yük vurulmaması veya çektirilmemesi hakkında ferman çıkarılmıştır.

Osmanlı tersanelerinde, gemi havuzlarındaki suyu boşaltmak için bostan dolapları kullanılırdı. Bu dolaplara koşulan mandaların bakım ve beslenmeleri için; her tersaneye bir manda ağası ve mandacı bölüğü atanmıştır.

Askerliği tersanelerdeki mandacı bölüğüne çıkanlardan dileyenler, askerlik yapmamak için bedel olarak tersaneye manda verirlerdi. Böylece sahiplerinin yerine askerliklerini tamamlayan mandalara törenle "terhis tezkeresi" verildikten sonra, bu mandalar sahiplerine iade edilirler ve bir daha işe koşulmazlardı.

“1587 yılında Sultan III. Murat tarafından; Osmanlı topraklarındaki yük hayvanlarına, taşıyabileceklerinden daha fazla yük vurulmasını ve çektirilmesini yasaklayan bir ferman çıkarılmıştır.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48