Klasikler arasındadır şu söz; Türk, Kürt, Laz, Çerkez Arap bütün renkleriyle bu memleket bir bütündür. Bozmayalım… Konuşurken herkes aynı şeyleri söylüyor. Ama bu birlikteliği muhafaza etmek için hangi birimiz özverili davranıyoruz.

1071 Malazgirt muharebesiyle başlayan şanlı bir Anadolu tarihimiz var. Onun öncesindeki Anadolu akınlarını saymazsak eğer. Kan, ter ve gözyaşıyla çizilmiş coğrafi sınırlarımız var. Ama tarihimizi bilmiyoruz maalesef. Bilmeyince de geleceğe yönelik plan program yaparken geçmiş tecrübelerimizden istifade edemiyoruz. Şanlı bir tarihimiz var, gurur duyarak çocuklarımıza ve torunlarımıza anlatabileceğimiz destansı bir geçmişten geliyoruz.

Alparslan, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Fatih Sultan Mehmet, yavuz Sultan Selim, Kanuni, Abdülhamit Han, Cumhuriyetimizin kurucusu M. Kemal Atatürk, Adnan Menderes, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, R. Tayyip Erdoğan…  Ve isimlerini anamadığımız pek çok kahramanımız var gururla paylaşacağımız. Her birimizde olduğu gibi ecdadımızdan da siyasi olarak hatalar yapmış olanlar olabilir. Bu insani bir durumdur. Kimini çok seversiniz, kimini daha az seversiniz. Kimine karşı önyargılarınız vardır kıramazsınız. Ama şu bir gerçek herkes herkesi sevmek zorunda değil. Ama herkes herkese karşı saygılı, seviyeli ve önyargısız olmak zorunda… Farklı bakış açılarımız olabilir. Olsun problem değil. Asıl problem olan farklı bakış açılarımızı kavga sebebine dönüştürmektir.

Bu memleket ne kavgalar atlattı. Kimi kendine sağcı deyip solcuyu düşman belledi. Kimi kendine dinci deyip Atatürkçü bildiklerine düşmanlık etti. Atatürkçü olduklarını sananlar milletin öz değerleriyle dalga geçip özgürlükleri kısıtlama yoluna gitti. Bilemedik. Bunların hepsi bizi biz yapan değerleri yozlaştırmaya çalışan dış güçler ve onların yerli uşaklarının bir çabasıydı. Vahdettin hain diyenler Mustafa Kemal Atatürk’ü ilahlaştırdılar. Atatürk Padişaha ihanet etmiştir diyenler ayrı bir telden çaldılar. Bunların hiçbiri bu memlekete fayda getirmedi. Boğazlarına işgalci güçlerin gemileri demirlemiş, memleketin her köşesi bil fiil işgal edilmiş, ordusu dağıtılmış eli kolu bağlanmış bir devletin başına geçirilen Vahdettin hain olmadığı gibi Mustafa Kemal de hain değildi. 19 Mayısta Samsuna gönderilecek subay listesinin içinde Mustafa Kemalin ismini göremeyince Vahdettin sinirlenmiş listenin Mustafa Kemal ismi eklenerek yenilenmesini istemişti. Anadolu’ya gitmeden önce birlikte Sultanahmet camiinde Cuma namazı kılınmış dualar edilmiş Mustafa Kemal böyle bir halet-i ruhiye ile Anadolu’ya yollanmıştır. “Mustafa Kemali Anadolu’ya gönderme! O cumhuriyetçidir, cumhuriyeti ilan eder” diyenlere; “Şu boğaza demirlemiş İngiliz gemilerini buradan göndersin de neyi ilan ederse etsin” diyen Vahdettin’le Mustafa Kemal arasında hiçbir sorun olmadığı halde neden sempatizanları yıllarca birbirine düşman oldular? Çünkü Çanakkale gibi bir zafer kazanmış, adeta uçurumun kıyısından dönmüş bir milleti başka türlü yok edemeyeceklerdi. Farklılıklarımızı kavga sebebi yapmak tek çözümdü.

Bu memleket kimlerle nasıl kurtarılmış? Çocuklarımız bu şuurdan yoksun yetiştiler. Tarih okuma bilgisi verilmedi. Aynı oyunu şimdilerde yine oynayan iç ve dış güçlere inat tarihimize bakarak ibret alıp geleceğe yön verelim. Abdülhamit’e de aynı oyunu oynadılar. 33 sene millet ve devleti için, memleketin selameti için çalıştı. Elinden geldiği kadar hizmet etti. Devleti, memleketi nasıl bulduysa, öylece teslim etti; hiç kimseye bir karış toprak vermedi.. Ne çare ki, düşmanları bütün hizmetlerine kara bir çarşaf çekmek istediler ve muvaffak oldular. Hain, diktatör dediler. Abdülhamit gitsin de kim gelirse gelsin. Memleket ne olursa olsun dediler... Ve tahttan indirildi. Gerisini siz biliyorsunuz. Üç kıtada at koşturan bir imparatorluktan elimizde kala kala sadece Anadolu toprakları kaldı. Eee ne yapacağız? Şimdi aynı oyun bu günkü siyasetçilere oynanıyor... Niyet aynı... Ya oyuna geleceğiz. Yada oyunu biz kuracağız onlar oynayacak...  Tarih okuyun ki tarih yazabilesiniz...

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48