Kurulduğu günden bu yana haklıların değil haksızların, güçsüzlerin değil güçlülerin, mazlumların değil zalimlerin, ezilenlerin değil ezenlerin, sömürülenlerin değil sömürenlerin tarafında olan NATO’ya Türkiye olarak daha ne kadar destek verecek, bu kirli ortaklığı daha ne kadar sürdüreceğiz?

NATO'nun içinde yabancı bir unsur gibi, NATO içimizde düşman bir unsur olarak daha ne zamana kadar kalacak?

Bu fitne yuvasından en kısa zamanda ayrılmanın ve kendi savunma paktımızı kurmanın daha zamanı gelmedi mi?

Türkiye kendi aklının, milli çıkarlarının, onurlu duruşun temsilciliğini yaptığı sürece NATO ve müttefiklerinden bize ne bir müttefik, ne de bir dost olmaz.

2. Dünya savaşından sonra Sovyet yayılmacılığına ve demirperde ülkelerine karşı kurulan bu örgüt, Sovyetler yıkıldıktan sonra da İslam ülkelerini 1 numaralı düşman olarak görerek bu yönde politikalar geliştirmeye devam ediyor.

Bu ittifaka dahil olan batılı emperyalist ülkeler tarafından dünyanın değişik ülkelerinde meydana getirilen terörist örgütleri bahane ederek NATO Afganistan, Irak, Somali, Suriye, Mali, Yemen gibi İslam ülkelerinde kardeş kavgalarını körükleyerek, iç savaşlar çıkararak taş üstüne taş bırakmamıştır.

Suudi Arabistan’ın “Ilımlı İslam’a geçiyoruz” garabetinden ve teslimiyetinden sonra şimdi sıra bölgenin en güçlü iki ülkesi olan İran ve Türkiye’yi bölmeye ve parçalamaya gelmiştir.

Türkiye olarak NATO ittifakının en güçlü kurucu üyelerinden birisi olmamıza rağmen bugün izlenen doğru politikalardan sonra NATO içindeki konumumuz ve durumumuz tartışmalı bir noktaya gelmiştir.

Türkiye’nin son 15 yıldır izlediği politikalardan sonra ne AB, ne de NATO müttefikleri bu gidişatımızdan memnun değiller. Amerika ve yandaşları ne söylerlerse söylesinler onlara kuzu gibi itaat eden bir Türkiye’yi göremedikleri sürece Haçlı zihniyeti içinde Türkiye’ye ve İslam ülkelerine karşı düşmanca hareket etmeye devam edeceklerdir.

NATO içinde Türkiye kuzu gibi hareket ederse ondan kimse şikayet etmez. Kimse karşısına alıp onunla uğraşmaz. Yeter ki Türkiye NATO gönüllü askeri olmaya devam etsin. O zaman bütün sorunlar sorun olmaktan çıkar.

Ben kimseye uşak ve köle olmayacağım, kendi yolumdan ve çizgimden gideceğim diyen bir Türkiye en önce NATO müttefiklerinin hedefi haline gelir ve gelmeye devam eder.

Türkiye dik durdukça, milli menfaatlerini korudukça, ülkesini ve coğrafyasını bütün bu şer güçlerin bela ve musibetinden korumaya çalıştıkça önce NATO ve müttefikleri tarafından cezalandırılacağını unutmamak lazım.

NATO Sovyet imparatorluğuna ve batılı sömürgecilerin sömürdükleri ülkeleri kontrol altında tutmak için kuruldu. Şimdi de ABD’nin elinde kapitalist dünyaya karşı çıkanları hizaya getirmek için batı emperyalizminin sopası görevine devam ediyor.

Umuyorum ki bir zaman gelecek “Bir NATO’muz vardı nerede bir fitne ateşi varsa orada o vardı” diyeceğimiz günler inşallah yakındır.

Bir NATO’muz vardı adalet, barış ve kardeşlik adına kurulmuş ama zulüm, adaletsizlik ve düşmanlık üreten bir blok idi diyeceğim günlere şimdiden selam olsun!

NATO batı emperyalizminin çıkar ve menfaatlerini korumak ve kollamak adına kurulmuş ve bugün de aynı görevi ifa etmekte olan bir şer kuruluşu olmaya devam ediyor. Müslüman bir millet ve devlet olarak bu şer ittifakı içerisinde olmamız ne dinimizle, ne akidemizle, ne insanlığımızla ve ne de tertemiz tarihimizle asla bağdaşmaz.

Horasan erlerinin ve erenlerinin çocuklarına asla emperyalizme uşaklık yapmak yakışmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48