Sayın Bakanım, sanırım herkes konuşmalarınızda vurguladığınız noktalara içten katılıyor. Buna bu ülkedeki, zıt ideolojik taraftarların bile hak verdiğini, destek verdiğini rahatlıkla söyleyebilirim. Çünkü medyadaki tepkilerden bunu görüyoruz.

Gelelim sizin söylediklerinize; maalesef bunları hayata geçirmekteki pasifliğimiz,  eski anlayışın, adam kayırmacılığın, liyakatsiz ve ehliyetsiz kişilerin iş başına getirilmesinin pek değişmediğini görüyoruz.

Gazetelerdeki şu haber her şeyi apaçık ortaya koyuyor:

“ Milli Eğitim Bakanlığı, Mesleki ve Teknik Eğitim Genel Müdürlüğü’ne  çocuk Cerrahisi Uzmanı Doktor Kemal Varım Numanoğlu getirildi. Daha önce Bülent Ecevit Üniversitesi’nde Deney Hayvanları Yürütme Kurulu Başkanlığı görevinde bulunan Numanoğlu MEB Bakan Yardımcısı’nın talebiyle atandığı bildirildi. Eğitim Sendikaları, Selçuk’un atamalarda liyakatin belirleyici olacağına ilişkin söylemlerini tepki gösterdi.”

Şu icraatı gördükten sonra, acaba ümitlerimiz yine bir başka bahara mı kaldı, diye düşünmeye başladım. 80 milyonluk ülkenin, bir milyon personeli bulunan Eğitim Teşkilatı’nın başına, bir cerrah atanıyor.

Acaba, bu kocaman aile bunu nasıl hazmeder?

Bu milyonluk ailenin, açık/zımni tepki verebileceği hiç mi hesaba katılmadı? Yahut bu aile hiç mi kaale alınmıyor?

Veyahut bu milyonluk personelden, mutfağın içinden gelen ehliyetli, liyakatli kimse mi yok?

Bu sorulara sadece vah ülkem vah! Demekten başka bir söz bulamıyorum.

“EMANETİ EHLİNE VERİNİZ!”

Şimdiye kadar ki hükümetler arasında, “ehliyete, liyakata” bu derece açık ve aleni olarak vurgu yapan hiçbir hükümete rağmen ve özellikle”eğitimde” başarısız olduklarını kamuoyuna açıkça duyuran cumhurbaşkanı’na rağmen; yeni atanan maarif bakanı (bürokrasiden gelme) ilk günlerin heyecanıyla “hastalığın teşhisini ve reçetesini “ fevkalade doğru bir şekilde kamuoyu ile paylaşmış, bu nedenle hayli ümitlenmiştim.  Nihayet asırlık bir arayıştan sonra bu işi çözecek birisini bulduk diye sevinmiştim. İşte o esmeler, gürlemelerden de bir “ümit damlası” düşmedi. Ve bütün umutlarımız da bir başka bahara hasret olarak kalıyor. Bakınız, Rabbimiz şöyle diyor, kitabında:

“Emaneti ehline veriniz!” “İşi ehline havale ediniz!”.

“Niçin söylediklerinizi yapmıyorsunuz?

“Niçin sözleriniz fiillerinizi tasdik etmiyor?

“niçin yapmadıklarınızı söylüyorsunuz?...

Çözüm mevkiinde bulunanlar ve hastalığı da bilenler, neden bu sorunu çözmemekte adeta direniyorlar?

Ne adına, kimin adına bu inatlaşma.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner41

banner38

banner48