Eşyalarını toparlamaya fırsat bulamadan arkadaşlarının sesini duydu, çabucak üstünü başını toparlayıp yanlarında yer almak için kendini bulunduğu yerden aşağıya bırakıverdi. Hafifçe alçaldıktan sonra her defasında kanat boyu kadar yükselerek ona ayrılan yere, ahenkle katıldı.

Uzunca bir süre yol aldıktan sonra buldukları ilk su birikintisine doğru alçalmaya başladılar. Konuşmalarına gerek yoktu, sözcüklerin kısıtlamasından kurtulalı yıllar önce var olmuşken, sezgilerini ortak dile çevirmişleri kaçınılmazdı. Gerçek samimiyetin beslendiği kaynağın sözcüklerin olmadığını atalarından öğrenmişlerdi, bu mirası ahenkleriyle cömertçe sergilerken onları izleyen hayran gözleri tevazu ile selamlamadan geçmezlerdi.

Toprağa doğru yaklaşıp aheste aheste süzülmeleri, soluklanmak için istedikleri yeri seçmeleri birlikteyken özgür hissetmelerine sebep oluyordu.

Kimisi bacaklarını kırıp, toprağa gövdesini yaslamışken; kimisi de su birikintisinden aldığı yudumları ağzında tutup başını kaldırarak ve gagasından boğazına inmesini sağlayarak, susuzluğunu hafifletip aynı zamanda soğuk suyun içerisinde üşüyen ayağını gövdesine çekerek tek ayak üzerinde etrafı gözlemliyordu. Gevrek gevrek yansıyan güneş ışınlarının yorgun kanatlarıyla buluşmasında merhem etkisi oluşurken,  günün bitmek üzere olduğunu da haber veriyordu. Göz kapakları ağırlaşırken karanlığın etrafı sarıp sarmalaması, gökyüzünde uyanan yıldızların ceplerini kurcalayarak, tılsımlarını yeryüzüne serpiştirmeleri ve üzerlerine yorgan oluşturduklarını izlemeleri geceyi keyiflendirirken toprağın, üzerinde yaşayan canlılarla cömertçe paylaştığı bu şefkati hepsinin güzelce dinlemesine yardımcı oluyordu.

Göz kapakları açıldığında ansızın çarpan altın tozlarının kamaşmasıyla hızlıca tekrar tekrar kapanıp açılıverdi. Zihinleri de aynı hızla uyanırken, kahvaltılarının zenginliğini etraflarında zıplayan minik dostları haber veriyordu. Kanatlarını açıp, birkaç kere çırparak, esneyip sofranın başına geçtiler. Tıka basa doyurdukları midelerini suyla serinleterek yeniden yola koyulma vakitlerinin geldiğini bakışlarıyla birbirlerine haber verdiler…

Geçtikleri her şehirden birer ikişer olmak üzere evlerine doğru dağılırken vedalaşmayı ihmal etmediler. Erkeklerin önceden eve varmaları, eksiği gediği buldukları çalı çırpıyla tamir etmeleri, dişilerine sundukları ilk jestleriydi. Yavrularının bakımlarını beraber üstlenirken her defasında birbirlerine duydukları ilgiyi, sevgiyi körükleyip daha da alev almasına neden oluyordu. Doğanın mucizesini bizlere sergilerken, sezgilerin olan tam teslimiyetlerinin verdiği güvene imrenmeden yanlarından geçemiyordum…

Etrafımızda onca güzellik varken bunlara ısrarla gözlerini kapatanlara her geçen gün daha da şaşırıyorum. Gerçekçi olmak gerekirse bende kendime farkına varamadıklarım ya da geç fark ettiklerim için kızıyorum ama aynı zamanda da hiç uyanmamış olsaydım ne olurdu diye düşünerek kendimi avutuyorum. Doğanın size sunduğu mucizeleri kaçırmamanız dileğiyle güzel bir bahar geçirmenizi umuyorum. Esenliklere yeşillikler içerisinde kavuşmanızı isteyerek güzellikleri kaçırmamanızı hatırlatıyorum!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48