Hooop zıpladım. Yine geçtim. Aşağıdaki közlere bakılacak olursa bir mangaldayım.Ne ara bu kadar kısaldım anlamadım. Sadece boyum olsa yine iyi ellerim, gözlerim her yerim minicik kaldı. Ah bu uyku. Fazlası hep ziyandı.Bastığım yer yağla beraber is içerisinde. Hafif yalpaladığımda düşmemek için tutunduğum ellerim simsiyah kir pençesinde.Hızlanmam lazım! Köftelere yapışmamak için bir an önce kurtulmam lazımama git gide büyüyor atlamak zorunda kaldığım aralıklar(?) başka bir yol bulmam lazım.Bir sağa bir sola baktığımda boşuna kendimi yıprattığımı anladım. Zaten her zaman zor durumda kalmadıkça yönünü bulamayanlardanım.Saniyelerle yarışan bedenimi isyanından kurtarmak için son on adımımı koşmak yerine zıplayarak hedefime ulaştım. Güvenle buluştuğumu anladım.Bedenimde kiısının artması; korkumdan ve alevlerden kaynaklıydı. Sanırım buradan kurtulmanın tek yolu intihardı. Gözlerimi kapatıp kendimi boşluğa bırakmam iki saniyemi aldı.

Gözlerim kendiliğinden açılıverdi. Kalbimin hızla çarpması nefesimi sıklaştırıyordu. Kan akışımın hızlanmasıyla zihnim, gördüğüm rüyanın üzerimden düşen yorganla alakalı olduğunu sandı. Bedenimse doğrulup uyandığımı kanıtlamak istercesine, aynada kendime bakmamı sağladı.

Uzun zamandır göz göze gelmekten kaçınırken bir anda kendimle yüzleştim. Ne zordu kabullenmek, var olduğunun farkına varabilmek. Benim bir ömür sandığım bu duraksama eti topu beş belki de on saniye sürmüştü oysa…

‘Buğulandıkça yüzü her aynanın

Beyaz dokusunda bu saf rüyanın

Göğe uzanır – tek, tenha – bir kamış

Sırf unutmak için, unutmak ey kış!

Büyük yalnızlığını dünyanın.’

Demiş Ahmet Muhip Dranas. Ne de güzel anlatmış, görmüş gerçekleri. Günümüzün en büyük sorunlarından biridir yalnızlık. Herkes yakınır durur, yine de paylaşamaz bu dayanılmazlığı...

Birisi yazıp çiziyor sanki. Duvarlarını aşamıyorum belli. Anlık paniklemeler, hafif düşüler kanatıyor dizlerimi, ellerimi.

Kaçmadan geçip aynanın karşına başlıyorum konuşmaya. Kendimle hesaplaşıp, tartışıyorum. Oh hallettik sonunda… Dışarıya çıkıyorum, yağmurda ıslanıyorum. Tekrar aynanın karşısındayım; kendimle hesaplaşıp, tartışıyorum. Sisler kaplıyor her yanımı, bağırıp çığırıp kendimle tartışıyorum. Elimde olmalı her şey. Savaşıp yıpratıp kendimle hesaplaşıyorum.

Hayat bu. Ben varsam var olan hayatım! Ben ve benim yönettiklerim olmalı ya(!) durmuyorum sürekli kendimle hesaplaşıyorum, tartışıyorum… Bu rüyadan uyanmamalıydım, pişmanlıklarımla baş başa kalıyorum…

İnancınızı yitirmediğiniz, olayları akışına bıraktığınız bir hafta olması dileğiyle… Haftaya görüşmek üzere sevgili okurlarım. Huzur içerisinde esenliklerle kalın!

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48