Borderline hikâyesi aslında bir kendinden çıkma hikâyesidir.  Aslında koruması gereken kişinin zararından kaçmak için kişi kendinden kaçar. Kaçacak hiçbir yer yoktur zira. Öyle ya dışarıdaki tehlikelerden evimize sığınırız. Tehlike evimizdeyse neresi sığınak olabilir? Dışarıdaki herkesten (bazen babadan bile) anneye sığınırız. Peki, anneden kime sığınacağız?

Borderline hikâyesi bir med-cezir organizasyonudur. Bir tarafı gider sınırdaki kişinin, bir tarafı hep kalır. Bir ayağı içerde bir ayağı dışarıdadır. Zarar göreceğim ön kabulü ile gittiği yerde çıkış kapısını mutlaka hafızaya alır. Gittiği yerin, kişinin ilgili ilgisiz bütün ayrıntılarını kaydeder. Zarar görebileceği, yarar görebileceği her ayrıntıya hâkimiyeti adeta tamdır.

Borderline hikâyesi bir kendini cezalandırma hikâyesidir aynı zamanda. Sık sık kendi kafasında kendini eleştirirken, savunurken bu konuda iki ayrı fikri çarpıştırırken bulur kendini. Kendini cezalandırmak için her şeyi bahane olarak bulabilir. Aslında “siz yapmayın, ben yaparım” demektir bu. Başkalarının zararından emin olmak için seçtiği yoldur. Bir bakıma dikkat dağıtır, ilgi çeker, zarardan bile yarar sağlamayı becerir bir şekilde.

Borderline hikâyesi bir düşme – kalkma periyodunda seyreden bir hikâyedir. Neden yükseldiği bir muammadır, neden düştüğü de öyledir. Neden yücelttiği, neden yerin dibine soktuğu da öyledir. Bu durum kendisi için de değişmez. Bir başkasına “ben bunun neyinden hoşlanıyorum, bir baksana” diye sorabilir. Bipolar değildir belki ama kendisi de en az iki kutuplu, hatta çok kutuplu seyreder durur.

Borderline hikâyesi, eksik puzzle parçasının peşinde geçirilen uzun yaşamlardır. Eksik olanın ne olduğu anlaşılmaya çalışılır önce, sonra çoğu başarısız bulma girişimleri takip eder bu durumu. Asıl aranan o ilk yaşantının yarattığı mide bulantısının öncesine dönmektir. Yaşamsal ret, hayatına sinen bulanıklaştırıcı bir uyaran manipülasyonudur. Berraklaştırmaya çalıştıkça nerden geldiği belli olmayan sinsi kalkışmalarla çoğu seferinde en başa dönülür.

Borderline hikâyesi bir sıkılma, kaçma-gitme, uzaklaşma hikâyesidir. Her şeyden bir anda vazgeçebilme potansiyeli onu hem en güçlü hem en güçsüz yapar. Âşıklarının normal kalması çok da mümkün değildir. Onu sevenler dört bin bilinmeyenli denklemin başında alınlarında boncuk boncuk terler biriktirir. Ne sevdiği bellidir zira ne sevmediği. Sevdiği zaman bulutların üstüne çıkaran da kızdığında yılanın deliğinden çıkarmayan da odur.

Borderline hikâyesi üstünlükle, aşağıdalık arasında zikzaklar çizen bir kendilik algısı öyküsüdür. Üstün hissettiğinde tadından yenmez bulur kendisini. En alımlı, en zeki, en tatlı. Tersini düşündüğünde ise pencerede görünmekten korkabilir. Hangisiyim ben diye sorar kendisine bazen. Hatta başkalarına da sorar.

Borderline hikâyesi bir inanma – inanmama, güvenme- güvenmeme hikâyesidir. Aslında içseldir bu biraz. Kendisine güveniyor ve inanıyorsa dünyada her şey güvenilebilir ve inandırıcı gelebilir. Tüm riskleri alabilir o zaman. Servetinin tümünü pokere yatırabilir. Virajları yüz seksenle almaya çalışabilir. Bir de güvenilmez bulduğu zamanlar vardır tabi. O zaman da o küçük, korkan kız çocuğu hüviyetine dönüverir birden. Herkes tehlikeli ve dünya büyük bir yangının ortasında gibi görünebilir kendisine. Pencere gerisinden tatlı ve derin bir hüzün, benliğini saran cesaret kırıcı bir çekingenlik ve korku ile bakar.

Borderline hikâyesi dağılma- toparlanma hikâyesidir aslında. Yüzlerce günde toparladığını bir saatte dağıtabilir. Yüzlerce gün savrulduğu ruhsal durumdan bir saatte hiçbir şey olmamış gibi çıkabilir.

Yetenekler deryasıdır bir yandan da. İstidadının önemli bir sağlayıcısı, hiçbir zaman sıradanlaşmayan yorumlama biçimi ve bakış açısıdır. Neşeyi de hüznü de doruklarda yaşama potansiyeli; ruhunun sınırlarını da genişletip sınırsız bir sanat agorasına taşıyıverir. Siz “ne anlatmaya çalışmış burada sanatçı?” sorusuna cevap ararken o size evrenin var oluşundan bu yana bütün hikâyesini sığdırmıştır aslında.

İyileşmek mi? Elbette mümkün. Dünyanın büyülü bir yer olmadığını ve bunun da sorun olmadığını kabul etmek ve derindeki yaraların iyileşmesini sağlamakla mümkün. Kalın sağlıcakla…

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner48