Sosyal medyada hayatınızın önemli bir dönemine ve ailenize dair bir paylaşımda bulunuyorsunuz. Aradan iki yıl geçiyor ve bu paylaşımınızın sizin hiçbir bilginiz olmaksızın romanlaştırıldığını görüyorsunuz. Evet bu gayet gerçek ve yaşanmış bir olay.

Ta yıllar önce bu adam (A.B.) piyasaya çıktığında -ki kendisinin K.T ile aynı kişi olduğuna dair sağlam duyumlarımız vardı o zaman da- malum yayınevinin kitaplarının içeriğinin benzerliğine dair bir paylaşımda bulunmuştum. O dönem internet üzerinden yayınlanan bir dergide editördüm ve yayınevinin sahibiyle bir röportajımız olmuştu ve bu paylaşımdan sonra ben de engellenmiştim. Hey gidi günler hey...

Neyse, olaya dönelim. Yıl 2016. Bir e-ticaret sitesinin sahibi olan Güçlü G., hayatındaki en önemli insanlardan biri olan babasının Babalar Günü’nü kutlamak adına Instagram üzerinden bir paylaşım yapıyor. Doğduğu gün yaşamaz dedikleri kendisinin 2 ay boyunca küvezde kaldıktan sonra hayata tutunmasıyla, babasının bu ismi seçtiğini anlatmış.

Yıl 2018. ‘Bir kitap diziliyor raflara. Güçlü G. hayatının en önemli detaylarının kitapta yer aldığını fark ediyor. Tarihler, isimler, şehirler ya aynı ya da çok benzer… Yayınevi sahibine ulaşarak işi mahkemeye taşıyacağını belirtiyor. Ve Twitter’da yayınevi sahibi tarafından engelleniyor.

E tabi malum malzemeler bitince…

Yıllardır aynı yayınevi, aynı yazarlar, benzer isimli kitaplar. Kitapların içeriği desen hep aynı duygu sömürüleri. 14-23 yaş kitlesinden kurtulamadılar. Biraz farklılık olsun istemişler de ellerine yüzlerine bulaştırmışlar gibi duruyor buradan bakınca. Şimdi o yüzden naçizane birkaç tavsiyem olacak kalıplaşmış edebiyattan (!) kurtulamamış bu yazarlara ve yayınevlerine.

  1. Özünüze dönün, başkalarının duygularına tercüman olacağım diye yıllardır kendinizi parçalıyorsunuz. Siz ne hissediyorsunuz, biraz da onu konuşalım…
  2. Hikaye mi istiyorsunuz? Tutun kendi hikayenizi yazın. Mesela bu günlere nasıl geldiniz ben onu çok merak ediyorum.
  3. Bir insanın hikayesi sizi bu kadar etkilediyse gidersiniz adam gibi telif istersiniz, izin istersiniz. Bunu da mı ben öğreteyim size yani?
  4. Zincirlerinizi kırın, aşktan; ayrılıktan, ihanetten daha gerçekçi duygular da var bu hayatta.

Not: Bahsi geçen olayları yaşayan Güçlü Gökozan, kitapların toplatılması için gerekli yasal işlemleri başlatmış. Birilerinin edebiyata ve insanlığa saygısı olmayan bu tür yayınevlerine ‘dur’ demesinin zamanı gelmişti. 

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48