Almanya’yı ve Merkel’i çıldırtan, adeta ilişkileri tamamen kopma noktasına getiren Nazi suçlamasını biraz mercek altına alalım istedim. Avrupa’da olmamız hasebi ile bazı istatistikleri ve olayları Türkiye’den biraz daha kapsamlı hesaplayabiliyoruz.

Bilindiği üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan Almanya'yı Nazi uygulamaları yapmakla suçlamaktadır. Peki, bu doğru mu?  Cumhurbaşkanımız abartıyor mu?

Bunu cevaplamak için Almanya'dan birkaç istatistiğe göz atalım.

1. Sadece 2016 yılında Almanya'daki camilere 91 kere saldırı olmuştur.

2. 2016 yılında Almanya'da mülteci kamplarına yapılan saldırı sayısı 900.

3. Yine 2016 yılında Almanya'da yabancı düşmanlığı sebebiyle gurbetçilere ve mültecilere yapılan saldırı sayısı 1800.

4. Alınan yeni karara göre işverenler bundan böyle çalışanlarına başörtüsünü yasaklayabilir.

5. Müslümanlar kurbanlarını dini kurallara göre kesemezler.

6. Alman okullarında ve bahçelerinde aleni namaz kılmak yasaktır.

7. Cami inşa etmek artık bilerek zorlaştırılmaktadır.

8. NSU cinayetlerinde şahitlerin esrarengiz bir şekilde ölmeleri ve bu davada bir türlü ilerleme kayıt edilmemesi.

9. Alman siyasilerin Almanya’da “Müslümanlara yer var- İslamiyet’e yer yok” ifadeleri ile çelişkileri ve düşmanlıkları.

10. Irkçı Partisi AFD'nin Alman halkı tarafından destek bulması ve meclise girecek güce ulaşması.

11. Uluslararası diplomatik kuralları çiğneyip yersiz argümanlar ile kendilerini savunmaları.

12. Hollanda, uluslararası anlaşmaları çiğneyerek neredeyse Türkleri ve Türk diplomatlarını katledecekti. Angela Merkel ise Hollanda'yı haklı görerek “Hollanda’nın arkasındayız” demesi.

Bu maddeler Almanya ile ilgili vuku bulan sadece son olaylardır. Geçmişe yönelik istatistikleri yazmış değilim.

Nazi suçlaması Almanları çok kızdırmıştır. En hassas noktaları diye bilinir. Hatta bazı Gurbetçiler de bu ifadeye kızmışlardır. Lakin bu maddeleri okuyunca kararını herkes kendisi versin. Görünen köy kılavuz istemez derler.

Son günlerde yapılan Türkiye aleyhtarı hamleler, hakaretler ve yasaklar biz Türkleri çok kızdırıp tepki göstermeye itiyor. Şöyle bir gerçek var ki, asırlardır gurbetçiler sabretmiş ve ümit var olmuştur. Bundan sonra Almanya ile ilgili umut ışığı sönmüş gibi görünüyor.

Avrupa Birliği üyeliğinden gurbetçiler nasıl vazgeçtiyse Türkiye'de öyle vazgeçmeli diye fikirler günden güne çoğalıyor. Bazıları,  “Avrupa Birliği Türkiye yararınadır” dese de, bu yararı Türkiye başka ülkeler ile sağlaması çok daha isabetli olacaktır.

Yukarıda saymış olduğumuz maddeleri göz ardı edersek, bu Nazi kılıklı milletin elinde gurbetçiler kaybolur giderler. Bu sebeple, “zulme dur deme vakti gelmiştir” seslerinin gün geçtikçe arttığını görüyorum. Gurbetçilerimiz önümüzdeki Almanya seçimlerinde tavırlarını mutlaka belli ederek oylarını bu Nazi kılıklı ırkçı ve PKK dostu partilerine vermeyerek vatana ve millete çok büyük destek vermiş olacaklardır diye düşünüyorum.

Gurbetçiler, asırlardır Almanya'nın partileri ve milletvekillerinin yapmış oldukları Türk ve İslam düşmanlıklarını görmemezlikten gelip, seçimlerde yine desteklemişlerdir.

Bu sefer kesinlikle böyle bir hataya düşmeyecekler.

Nazi suçlamasına gelince, diyorum ki: “Nazilik yapma Nazi demesinler.  Bizde, eşeklik yapana eşek derler”.

Anlayan anladı.

**

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner39

banner41

banner38

banner48