Merhum Akif Emre’nin 2012 yılında Yeni Şafak gazetesinde Yeni Soğuk Savaş; Sünni Amerika, Şii Rusya mı? İsimli köşe yazısında bu günler için şunları söylemiş:
“Müslümanların kardeşliğini, soyut bir temenni düzeyinden hayata geçirecek, zulüm ve sömürüye karşı çıkacak bilinç ve tecrübeyle tuzak bozulabilir.
İşte bu nedenle tam da şimdi İslamcılık yapmanın, İslamcıların söz söyleme vaktidir.
Muhafazakârlaştıkça sekterlersen, ulus-devlet çıkarlarına hapsolan söylemlerin yerine İslamcılığın sesini yükseltme vaktidir.
Sloganlara sığınmak yerine tarihi tecrübeyle, kuşatıcı kardeşlik bilinciyle yeni bir dil kurmanın vaktidir.
İran'ı da, Türkiye'yi de, Suriye'yi de sekter çemberin kuşatmasından kurtarmanın yolu bu bilinci yeniden kuşanmaktan geçiyor.

Bu bilinçle seslerini yükseltecek aydınların, bilginlerin, akil insanların, cemaatlerin, örgütlü yapıların hala bu oyunu bozacak güçleri var.
Aksi takdirde ulus-devletlerin dar çıkarları, stratejik hesapları üzerinden masum kanları akacağı gibi bu çatışmayı körükleyen sömürgecilerin hortumları da kan ve petrol pompalamaya devam edecek.”

Bizim olanı ne kadar kullanabiliriz?

Son model bir cep telefonunun fonksiyonlarının % 70'i kullanılmaz!
Lüks bir arabanın aksesuarlarının % 70'i gereksizdir.
Lüks bir villanız ya da malikânemiz olsa alanın % 70'ini kullanmazsınız.
Gardırobunuz için durum farklı mı? Giysilerinizin % 70'i yepyeni durur.
Yaşam boyunca çabaların ve kazançların % 70'i başkalarının harcaması içindir.
Demek ki biz, kendimize ait % 30'a sahip çıkmalı ve ondan tam yarar sağlamalıyız.

Söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır

Bir profesör konferans vermek üzere salona girmiş. Ama bakmış ki salon, ön sırada oturan seyis dışında boşmuş. Konuşup konuşmama konusunda tereddüde düşen profesör sonunda seyise sormuş:
-Buradaki tek kişi sensin. Sana göre konuşmalı mıyım, yoksa konuşmamalı mıyım?
Seyis cevap vermiş:
-Hocam ben basit bir insanım, bu konulardan anlamam. Fakat ahıra gelseydim ve bütün atların kaçıp bir tanesinin kaldığını görseydim, yine de onu beslerdim.
Bu sözlere hak veren profesör konferansa başlamış. İki Saatin üzerinde konuşmuş durmuş, konferanstan sonra da kendini mutlu hissetmiş, dinleyicisinin de konferansın çok iyi olduğunu onaylamasını isteyerek sormuş

-Konuşmamı nasıl buldun?
Seyis cevap vermiş:
-Hocam, sana daha önce basit bir adam olduğumu ve bu konulardan pek anlamadığımı söylemiştim. Gene de eğer ahıra gelir, biri dışında tüm atların kaçtığını görseydim, onu beslerdim; ama elimdeki tüm yemi ona verip de hayvanı çatlatmazdım.
İşin özü;
"Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır."

Merhum Akif Emre’nin şu sözü ile noktalayalım;

“Geleneği olmayan hiç bir hareket ve hiçbir düşüncenin yarınlara emanet edeceği anlamlı bir cümlesi elbette olamaz.”

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner41

banner38

banner48